Yanılıyor...

12 Eylül 2005 Pazartesi

O sanıyor ki ben sadece "hoşgeldin" ve "güle güle" dedim.. Yanılıyor; ikisi arasında çok sevdim. Başlama ve bitiş sınırlarını kendisi  koydu sanıyor ve belkide "ben" yönettim düşüncesinde. Ama yine yanılıyor; ben bitirmedim henüz. O`nu kendimde bitirdiğim gün son nefesimi vermekten bütün korkum...Bir resim bıraktı giderken. O sanıyor ki sadece resmi var bende. Yine yanılıyor; tüm ruhu bende...

Yeşim Aydın

Konuk Yazar - Yorumlar (10) - Bu yazı 7061 kez okundu


BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

yanılıyor, herkes, her şekilde yanılıyor bence de. belki de Yeşim arkadaşım da yanılıyordur, belki sadece resmini dedil ruhunu da bırakmak istemiştir gerçekten..

arzu [3 Ekim 2005 Pazartesi]

evt giderken herkes yanılmazmı zaten bilmez gidenler arkasında neyi bıraktıgını o bitirir, o gider,ama o asla ne yaptığını bilmez kendi yanılmalarıyla kendi kendini sürükler

ezgi [21 Ekim 2005 Cuma]

Zaten "Asıl kalanlardır terkeden, gidenlerde hep bu yüzden gider zaten..." Bu yazıyı kaleme alan daha doğrusu yüreğinden süzen Yeşim arkadaşımın yüreğine sağlık...

samanyolu3302 [22 Ekim 2005 Cumartesi]

aslında yeşim arkadaşımızın bakılacak bir resmi var.bende oda yok.....genede herşey için Allah´a şükretmeliyiz.zaten resim önemli değil asıl alınması gereken aşık olunan insanın kalbidir!om-nu alırsan sevdiğin kişinin herşeyisindir....

duygu [27 Ekim 2005 Perşembe]

Kendini kanatır zaman, mekan devrilir, ruhlar tarumar, günün son demidir. Anlamsızlıkların ağızlardan döküldüğü anlardır, gidişlerin yoğunlaştığı. Ve yüreklerin infazına hüküm kesilir, hasattır, devasa harman yerinde...
Düşlerin düşkünlüğüdür, aciz hatıratların devrilişleri." O yoksa eğer"lerin başkaldırıp, tek tek intiharıdır, bırakılmış sevdaların. Yanılsama sanılan bir ölgünlüğün ardında gizlenmiş büyülü bir hüzün dalgası...
Geçmiş, denirsede ne kadar geçtiği bilinmezin yarattığı korkudur gözlerde parlayıveren. Yaşanmak istenmeyip, zoraki yaşanılan bir cehennemdir dünyya. Her adımında bir katran kuyusuna atarsın kendini. Yakarsın kendini, bilinmezlikler çölünün orta yerinde. Yoksunluk güneşi acımaz sana. Sen direnirsin, çatlamış dudaklarına bir damla sevgi değsin diye. Sen direnirsin, yüreğinin sevdalı bir avuç içinde can bulmasına.
Devrik bir cümlede bulan sondur, anlatılamayan...

şiiradamı [28 Ekim 2005 Cuma]

aslında resim kalmaması da iyiymiş duygu, baktıkça, andıkça her geçen gün içimi daha çok kanatıyor yokluğu. resmi atamıyorum, bakmadan duramıyorum, bakınca da her an yeniden onun acısını yaşıyorum...

yeşim [1 Kasım 2005 Salı]


insanın,sevdiği insanın hayatından çekip gitmesine nasıl sadece sessizce ve elinden hiç bir şey gelmeden izlediğini çok güzel anlatmışsın.Ama doğru söylüyorsun sınırları koyduklarını zannetselerde onlar aslında bir tek hayatımızdan çıkıyor,ama yaşanan her güzel şeyde ya da yaşadığımız her üzüntü de onları bizimle beraber yaşamaya devam ediyorlar...Ağzına sağlık...

prenses [24 Kasım 2005 Perşembe]

neden böyledir ki sanki.. tam hayatınızı yeniden düzene koymak istediğiniz anda, tam herşey yolunda giderken, ansızın bir kasırga vurur yüreğinizi.. ve o yanılan insan kendini kış güneşi gibi bir gösterip bir kaybolur ortadan.. güneş önce heyecanlandırır ümit verir. en büyük ihtişamıyla büyüler.. ve bakarki karşısındaki bulut artık ondan başka bişey görmez. güneş görevini yerine getirmenin mutluluğuyla tekrar kaybolur aradan.. ve aşık olan bulut çarpar durur gökyüzünde bir yerlere. en kızgün haliyle en şiddetli haliyle ağlar.. ağlar.. ağlar..
evet arkadaşlar hayatımızda güneş olmayı seçemezsek bulut olmaya mahkum oluruz..

meryem [1 Aralık 2005 Perşembe]

yazılanlar çok güzel insanların içindeki duyguları böyle anlatabilmesi iyi.ewet aşk çok başka bişey insana sewdigi yanında oldugu halde acıyı yaşatan bişey ama yanında yokken daha fazla acı yaşatan bişeyyy

esma [18 Ocak 2006 Çarşamba]

kesinlikle ben....baska kelime karsilamaz bu yaziyi...

xxxx [23 Mart 2007 Cuma]
YORUMUNU EKLE