Kıvanç

21 Ağustos 2005 Pazar

Kıvanç
Sizin gözlerinizde çok sevilmenin kıvancı . Benim bakışlarımda utangaç heyecanların kıvılcımı... Sizin dudaklarınızda , tüm duygulanışları bir kaç notanın içine saklayan sevgisel şarkılar.. Benim dudaklarımda yazılmamış şiirlerin minicik mısraları..
Sizde nar bahçelerinin nakış nakış esintileri ... Bende başak vermemiş buğdayların ürkek çimenliği.. Sizde , en güçlü isteklere karşı koyan bir irade... Bende , en büyük güçleri damla damla eriten bir sevgilenme. Sizde , yol kavşağı , ben de ilk kilometre taşı.
Sizin paletlerinizdeki bütün renkler iç dünyamızdan yansımış.. Benim paletim cayır cayır ateşler içinde ...
Sizin avuçlarınızda renk renk sedefler , inciler , elmaslar , yakutlar , pırlantalar , zümrütler .. Benim avuçlarımda gün ışığında kristalize olmuş kaygan sabun köpükleri...
Sizinle anlaşabilecek miyiz , bilmem ki?

Masal Sürüyor - Yorumlar (7) - Bu yazı 8085 kez okundu


BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

Bizler ne kadar buradaysak, en az senin kadar senin olduğun yerdeyiz. Bulunduğumuz yerler hep bize göre özeldir. Aslında, kimse kimsenin yerinde olamaz ama, düşünselliğin gizemi içinde, belki bir damla gözyaşı kadar, belki de bir gülücük kadar yakınız, yanyanayız. Paylaşacaklarımız var, neden çekimsersin? Yarınları, kirpiklerimle yeniden boyamayı düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun? Hangi imkansızın arkasına saldın azametli azmini?
Bizler seni beklerken, sen beklemeleri mahkum edermisin sorgulara?
Bak, güneş artık senin içinde özel doğuyor.....

şiiradamı [7 Ekim 2005 Cuma]

merakımı bağışla şiiradamı ama soramadn edemedim.okudugum yazılar içinde seninkiler gerçekten cok güzel.buda hayat tecrübenin yaşadıklarının cok büyük olduğunu gösteriyor yoksa elde bir şey olmasa kalemi doldururmuydu bu kadar söz... ve edebiyatçımısın sen? :)

LoVeLoVeR [15 Ekim 2005 Cumartesi]

Sevgili dostum, bazan, hayat insana öyle şeyler bahşeder ki; bilemezsin, göremezsin yalnızca yaşarsın. Belki yaşamış olmak için, belki mecburiyetten, belki de, gerçekten bir farkındalıkla yaşarsın.
Hayatın sana sunduğunun, kor ateş olduğunu bile bile kabullenirsin, atarsın gözlerini kapatıp kendini bu yangına. Su istemezsin, aman dilemez, yardım çağırmazsın. Büyük bir kabulleniştir bu. Yaşadığını mı, yaşamak istediğini mi, sana sunulanı mı bilemezsin.
Diyeceğim, yazılanlar yaşanılanların ya da hissedilenlerin yansıması, yüreğin kelimeye inkişafından öte değildir.

şiiradamı [20 Ekim 2005 Perşembe]

Yazı cok hosuma gitti. Ateşler içinde bir paleti, belirgin renklere tercih etmek lazım belki. ıradesi kavi, kendinden emin olan taraf için yeni keşifler ne kadar zorsa, ateşler içindeki kararsız taraf için öğrenilecek o kadar cok sey var. Yani hangi tarafta olmak istediğimi sorsaydınız, ateşleri seçerdim sanırım.

Elif [27 Ekim 2005 Perşembe]

Başak vermemiş buğdayların ürkek çimenliği...

Buğday başak vermekten korkmamalı...O zaman kuşlar öksüz kalır.

Başak vermiş buğdayların cesareti...ışte bu olsa gerek kuşları yeniden özgür kılan.

Mustafa Çay [1 Temmuz 2006 Cumartesi]

Cekici olan nedense hep zittimiz..
Anlatim guzel ötesi..
Anlasabildinizmi??
Yoksa buyulu bir oyunmuymus gözlerinizi yaniltan..

Ebru [13 Ekim 2006 Cuma]

çok hoş olmuş insan insanın yaşadıkları kalbinde derin izler bırakınca söyledikleride güzel oluyo

yalnız kalp [26 Aralık 2007 Çarşamba]
YORUMUNU EKLE