Hey gidi günler ve Angie

10 Eylül 2006 Pazar



Yılın her ayı soğuk geceleri olan bir şehirde okudum. Oradayken üç kişinin ancak kalabildiği ufacık bir evimiz vardı. Öğrencilik işte; geceleri ayaktaydık hep.. ıstanbul gibi değildi oralar, akşam dokuzdan sonra hayat dururdu. Gecelerin en çok yakıştığı şehirde geceleri yaşamak; o zamanlar çok zor gelen ama şimdilerde deliler gibi özlediğim bir durumdu. Hey gidi günler...

şehire yirmi dakikalık bir mesafedeydi evimiz ve hemen her gece onbir gibi çıkardım şehrin sokaklarına, meydandaki fırından poğaça almak için. Açık bir iki dükkan da bulursak sigara paketlerimizi stoklardık, keyifler on numara olurdu. En çok sigara içilen meslek dalı öğrencilikti o şehirde...

ınsan bir fakülteyi iki fakülte süresinde okuyunca ve son senelerini de üç beş gıcık ders için geçirince böyle esiyor ve böyle yazılar çıkıyor bazen. Yinede güzel günlerdi, geri gelmez güzel günler... Ayrıca bu aralar bir şarkıya takmış durumdayım. Eski bir şarkı ama yeni duydum maalesef; şarkı da sözleri de çok anlamlı ve çok güzel:
Rolling Stones: Angie :  (teşekkürler Senem)

Angie, angie, when will those clouds all disappear?
Angie, angie, where will it lead us from here?
With no loving in our souls and no money in our coats
You cant say were satisfied
But angie, angie, you cant say we never tried
Angie, youre beautiful, but aint it time we said good-bye?
Angie, I still love you, remember all those nights we cried?
All the dreams we held so close seemed to all go up in smoke
Let me whisper in your ear:
Angie, angie, where will it lead us from here?
Oh, angie, dont you weep, all your kisses still taste sweet
I hate that sadness in your eyes
But angie, angie, aint it time we said good-bye?
With no loving in our souls and no money in our coats
You cant say were satisfied
But angie, I still love you, baby
Evrywhere I look I see your eyes
There aint a woman that comes close to you
Come on baby, dry your eyes
But angie, angie, aint it good to be alive?
Angie, angie, they cant say we never tried

Rolling Stones Angie

Fatih Ahmet Selvi

Gece Günlüğü - Yorumlar (17) - Bu yazı 19115 kez okundu


BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

Rica ederim ne demek. Güzel günler tekrar gelecek göreceksin...Görücez...

_aNgie_ [10 Eylül 2006 Pazar]

Bayılırım bu şarkıya. Çok şeyler hatırlatır bana. Bizimle böyle şeyleri paylaşmanız ne güzel.

Behiye [10 Eylül 2006 Pazar]

Geçmişi hatırlamak güzeldir. Bazen acı verir bazen mutluluk insana.. Tabi insanın kaderinde gülmek yoksa hep hüzünlüyse tabi o zaman başka..

HÜZÜNLÜ GÜNLER KALDI ıÇıMDE. VE SEN YıNE YOKSUN. SEVMıYORUM ARTIK AğLAMAYI. BEN NEYLERıM SENSıZ DÜNYAYI. ÇOK ÖZLEDıM ...

Sevgiliye haykırış

Mustafa Boyraz [10 Eylül 2006 Pazar]

hey gidi günler.... bitmeyecek sandığımız dostluklar...

yunus [10 Eylül 2006 Pazar]

Ahmet kardeşim nasılsın ne var ne yok nasılsın. bu aralar hüzünlüsün galibe kardeş çok uzun zamandır konuşamıyoruz bilmem farkındamısın msn açık olmuyor senin veya değiştirdin bizi unutma tamam mı yeni msn adresini bekliyorum. kendine iyi bak selamlar. Ve bir ömü başarılar. Sevdiğinle kavuşmam dileğiyle.

HASAN KILIÇ [10 Eylül 2006 Pazar]

ağlıyor istanbul,ağrıyor kalbim...

özlüyorum şehr-i ıSTANBUL´umu ve dostlarımı...
acıtıyor yüreğimi ayrı kalmak...
insanın kaderinde hep sevdiklerinden ayrı kalmak ya da kavuşamamak varsa elden bişey gelmiyor...Yüreğimdesin ıstanbul´um ve her an hatırımda yaşanan dostluklar...

ayseferide [11 Eylül 2006 Pazartesi]

Fatih beye bu yazı için teşekkür ederim. Senem de hatırlatmasa boyle şarkıları resim ekliceniz yok gibi :)

Gülcan [11 Eylül 2006 Pazartesi]

o akşamlarda sana eşlik ederdik, şehir susardı bizim için. benim aşklarım hakkındaki yorumlara uyuz olurdum (ayrangönüllü ) ama neyse :) kardeşin bekir...

Bekir KIZILGÜL [11 Eylül 2006 Pazartesi]

Hocam harika, muhteşem, şahane.... Diyecek kelime bulamıyorum inan...

alifatih [11 Eylül 2006 Pazartesi]

Ayrılanların şarkısı kesinlikle. ama ben tori amos un yorumunu daha çok seviyorum...

hakan [12 Eylül 2006 Salı]

O zamanki güzelliklerin hiçbiri şimdilerde yok be kardeş.Yiyecek bi lokma ekmeğimiz yokken o bahsettiğin akşamların koynuna yüreğimizi umutlarımızı aşklarımızı defalarca üst üste izlediğimiz fıilmlerimizi sınav streslerimizi bıraktık.Yunusun jenaratör gibi horlamasını, bekirin romansını, kadirin kırmandinosunu, cihatın şıpsevdiliğini ,malinin william wallacesini,yasin babanın yaşlı beyinlerimize ıkınarak ders anlatışını o kadar çok özlüyorumki .O çok dalga geçtiğin senaryolarımla ilk filmimi çektim.2 hafta sonra kanal a da yayınlanacak. Ama o fimin çekimlerinde montajında ses ve müziğinde aldığım hazzı ne yazıkki senaryolarıma kahkahalarla güldüğünüz o an kadar alamadım.şunu bilki kardeş o kimsesiz soğuk akşamlarda ne umudumuz varsa birtek onlar gerçekleşiyor.DÜşÜNÜYORUMDA NE KADAR ıÇTEN BıR KARDEşLığıMıZ OLMUş.ıSTANBULUN BU ARKADAşLIKLARI KARDEşLıKLERı BıLE HıLE VE RıYA DOLU. O YÜZDENDıRKı NE ZAMAN BıR BAYAT EKMEK VE PışMEYE ıNADI TUTMUş BıR YUMURTAYA UZANIRKEN ,ELLERıM TıTRER.O AKşAMLARI HATIRLARIM.YEDığıM HıÇ BıR YEMEK TATTIğIM HıÇBıR NıMET BANA TADI VERMEZ.KARDEş UMUTLARIMIZA HALA YOLCULUK HALıNDEYıZ .O YALNIZ AKşAMLARDAN BAYAğI ALACAKLIYIZ UNUTMA.
AğABEYıN:)
MURAT ıSFAN KORKMAZ

MURAT ıSFAN KORKMAZ [12 Eylül 2006 Salı]

Seni karlı bir gece yarısı, banklarda tek başına otururken hatırlıyorum. Çok anlatmadın dertlerini çünkü sen sadece yalnızken dertlenirdin. Aşkın, okulun ve çevrenin sıkıntılarıyla uğraştın ve bu uğraşlarda öyle çok hata yaptın ki daha sonra o hatalar için, okuduğum en iyi kitap diyecektin.. Beni hatırlamassın, dört senedir görüşemiyoruz ama unutulmamışsın bak... Hamburg´dan sevgilerle...

Eskilerden bir dost [14 Eylül 2006 Perşembe]

ınsanın özlediği şeylerin çoğu vakti zamanında sıkılarak bunalarak yaptığı şeyler oluyor nedense, askerlik, okul, iş, Vs. Ama neden ?, içinde olduğuz ana değilde başka zamanda yaşamak istediğimizden olsa gerek, kabullenemiyoruz içinde olduğuz durumu daha iyi şartlar istiyoruz ama güllerin peşinden koşarken papatyaları eziyoruz galiba, sonra güle ulaşınca da aslında istediğimizin o olmadığını anlıyoruz, sonra geri dönüp baktığımızda ayaklarımız aktında ezilen papatyaları özlüyoruz ve keşkeler de başlamış oluyor o arada, sonuç ne olursa olsun derste almıyoruz, geçmişi özlerken de içinde olduğuz anı ıskalıyoruz, tam bi kısır döngü, insan nankör yaratılmış, hiç şükretmiyoruz asıl sorun bu arkadaşlar, hiç şükretmiyoruz, bir can alıcı nokta ise insan için en değerli şey elinde olmayan şey, kendinizi bir düşünün sahip olmak istediğiniz ve sahip olduğunuz şeyleri düşünün, hangisinin kıymetini bildiniz gerçekten, en değerli şey henüz elde edemediğimiz şey yani. ta ki elde edene kadar, bu da nefs olsa gerek...

ismail Başar [24 Kasım 2006 Cuma]

kurban bayramını en içten dileklerimle kutluyorum

olgacan kılıç [28 Aralık 2006 Perşembe]

Gittim bende eskilere, iki yıl önceydi daha halbuki, sanki asırlar geçmişti üstünden. şimdi her düştüğümde öğrenciliğimin kentine, inanamam hayatın sürdüğüne bensiz o kentte. Kaldığımız evin önünden geçip te görünce sımsıkı kapanmış perdeleri içime tuhaf bir sızı yerleşir neden bilmem ama öyle işte...özledim o günleri, özledim o günlerdeki beni...

şule [30 Aralık 2006 Cumartesi]

Bende aynen metinde bahsedildiği soğuk bir kentte yaşıyorumda acaba birgün okulum bittiğinde geçmiş günlerimi çok özleyecekmiyim onu merak ediyorum.herkese hayırlı bayramlar ve mutlu yıllar

Ali Rıza [1 Ocak 2007 Pazartesi]

angie angie

gölge [18 Nisan 2008 Cuma]
YORUMUNU EKLE